Yumurtalık kistleri (over kistleri), yumurtalıklarda içi sıvı dolu kesecikler şeklinde oluşan iyi huylu yapılardır. Kadınların büyük bir kısmı hayatı boyunca en az bir kez yumurtalık kistiyle karşılaşır.
Çoğu kist kendiliğinden kaybolurken bazıları büyüyebilir, ağrı yapabilir veya tedavi gerektirebilir. Bu nedenle kistin türünü, büyüklüğünü ve belirtilerini doğru değerlendirmek önemlidir.


Yumurtalık kistleri küçükse genellikle hiçbir belirti vermez. Ancak belirtiye neden olduğunda en sık görülen şikâyetler şunlardır:
Şiddetli ağrı, bulantı, baygınlık hissi gibi belirtiler acil değerlendirilmesi gereken durumlardır.

Her yumurtalık kisti aynı özelliklere sahip değildir. Tedavi yaklaşımı da kistin türüne göre değişir:
Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen iyi huylu kist türüdür ve yumurtlama süreciyle ilişkilidir. Genellikle birkaç santimetre boyutundadır ve çoğu 1–3 adet dönemi içinde kendiliğinden kaybolur. Çoğu zaman tesadüfen ultrasonla fark edilir.
Bazen hafif kasık ağrısı veya adet düzensizliği yapabilir, genellikle sadece takip yeterlidir. Bu kist kendiliğinden gerilen ve tedaviye gerek kalmaz.
Embriyo döneminden yumurtalık içinde kalan hücrelerin anormal olarak büyümesiyle oluşan kistlerdir. İçerisinde sadece sıvı yoktur. Çoğunlukla saç, yağ ve bazen kemik ve diş içerebilen iyi huylu kistlerdir. Genellikle yavaş büyür ve uzun süre belirti vermeyebilir. Boyutu arttığında tek taraflı kasık ağrısı veya baskı hissi oluşturabilir.
Bu kistlerin en büyük risk, homojen bir yapıda olmadıklarından yumurtalığın ağırlık merkezini değiştirerek yumurtalığın kendi etrafına dönmesine neden olabilirler. Bu duruma ‘torsiyon’ denir. Torsiyon sırasında yumurtalığa gelen kan damarları kapanır ve yumurtalığın beslenmesi bozulur. Acil olarak ameliyat edilmediği takdirde yumurtalığın kaybedilmesine neden olur. Acil olarak cerrahi yapılarak dönen yumurtalık ters yönde döndürülerek yumurtalığın tekrar beslenmesi sağlanır. Sonrasında ise kist çıkartılır. Bu operasyon her zaman laparoskopik olarak gerçekleştirilmelidir.
Rahim iç tabakasını döşeyen ‘endometrium’ diye adlandırılan dokunun yumurtalıkta yerleşmesiyle oluşan ve içi koyu kahverengi sıvı dolu kistlerdir. Her adet döneminde rahim içi dokuda oluşan kanama, yumurtalıkta da olduğu için erimiş çikolata gibi bir içeriğe sahiptir. Adet döneminde şiddetli kasık ağrısı, ilişki sırasında ağrı ve kronik pelvik ağrıya yol açabilir.
Bazı kadınlarda çocuk sahibi olmayı zorlaştırabilir. Tedavi, hastanın yaşı, şikâyeti ve gebelik planına göre medikal (ilaç tedavisi) veya laparoskopik cerrahi şeklinde planlanır.
Yumurtalığın yüzey hücrelerinden gelişen, içi sıvı veya jel kıvamında içerik barındıran iyi huylu kistlerdir. Bazen oldukça büyük boyutlara ulaşarak karında şişlik ve dolgunluk hissi yapabilir.
Küçük ve şikâyetsiz olanlar takip edilebilirken, büyüme gösteren veya şüpheli yapıda olan kistlerde cerrahi önerilir. Çıkarılan kist mutlaka patolojik incelemeye gönderilmelidir.

Teşhiste kullanılan yöntemler:
Çoğu kistin tanısı için bu iki inceleme yeterlidir. Nadiren kan tetkikleri ve MR inceleme gerekebilir.
Yumurtalık kisti tedavisi, kistin türüne, boyutuna, hastanın yaşına ve şikâyetlerine göre belirlenir.
Küçük ve fonksiyonel kistlerde tercih edilir.
Doktorunuz kistin 1–3 ay içerisinde küçülüp küçülmediğini ultrasonla takip eder.
Hormonal tedaviler (doğum kontrol hapları veya sadece progesteron içeren ilaçlar) kistlerin büyümesini engelleyebilir.
Aşağıdaki durumlarda cerrahi gerekebilir:
Amaç yumurtalığı koruyarak sadece kistin çıkarılmasıdır (kistektomi).

Tedavi edilmeyen veya takip edilmeyen kistler:
Bu nedenle düzenli doktor kontrolü çok önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden uzman bir hekime başvurmalısınız:
Yumurtalık kistleri çoğu zaman iyi huyludur ancak her kistin yapısı aynı değildir. Düzenli kontroller ve doğru tedavi ile hem riskler azaltılır hem de yaşam kalitesi korunur. Kist türüne uygun kişisel tedavi planı oluşturmak için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından değerlendirilmek en doğru yaklaşımdır.